22 Kasım 2010 Pazartesi

Eğitim Neferlerine / Dalgaları Aşmak

İlkokulda çok öğretmenim oldu benim.Babamın memur olması ve siyasi nedenlerle, sürekli tayin durumundaydık ve  sadece 5.sınıfı beş ayrı şehirde okudum düşünebiliyor musunuz ? Bu nedenle hiçbir öğretmenimle öyle unutamadığım bir yaşanmışlığım yok ne yazık ki !


Tecrübeli olduğumdan çocuklarımı büyütürken okul konusunda hiç kaygılarım olmadı :). Şanslı çocuklardı çok iyi öğretmenlerde okudular. Kızım ilkokulda iken sınıf anneleriydim. Bir sorumluluk üstlenincede hakkını vermek için elimden geleni yaptığımdan (her ne kadar kızım nefret etse de bu durumdan) devamlı okuldaydım.Bir gün, üst sınıfların bilgi yarışması nedeniyle öğretmenleri sınıfta olamayacaktı ve benden sınıfta durmamı çocuklara göz kulak olmamı rica etti.Kendisi de her teneffüste uğruyordu. Her uğradığında da, -ne oldu size? yüzünüz çok sararmış- diyordu.Son derste artık baş ağrılarıda başlamıştı.Eve savaştan çıkmış gibi döndüm :). Bütün gece, baş ağrısına kulaklarımda ki çocuk uğultuları eşlik etti :) O gece, tam anlamı ile inandım ki, öğretmenlik çok özel bir meslekti ve büyük bir özveri gerektiriyordu.
Bütün öğretmenlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.
"Okullarda öğretim vazifesinin güvenilebilir ellere teslimini, ülke çocuğunun, o görevi kendine hem bir meslek, hem bir ülkü sayacak üstün ve saygı değer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini sağlamak için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, aşama aşama ilerlemeye ve her halde zenginlik sağlamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan toplumunun en öz verili ve saygı değer unsurlarıdır. (1923, Ankara) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, s. 317) "

DALGALARI AŞMAK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder